2 Şubat 2012 Perşembe

Ölürken pişman olunan 5 şey




Bu başlık bana ait değil. Bu bir kitap isminin Türkçe’ye çeviri adı! Müthiş bir farkındalık cümlesi ama! İnsanı çekiyor ve “nasıl yani?” dedirtiyor. 

Kitabın orijinal adı: “The Top Five Regrets of the Dying”. Yazarı Bronnie Ware adında bir bayan. Kitabı henüz okuma fırsatı bulamadım. Türkçesi de henüz yok. Gece gece haber sitelerinde gezinirken gördüm. Detaylarına biraz baktım. Yazarın resmi sitesine gittim, blog yazılarını biraz karıştırdım, internetten kitap ile ilgili araştırmalar yaptım, yorumlara ve facebook sitesine bakındım. Yazacak özgün bir şeyler çıkartmayı başardım.



Bronnie Ware
Bayan, Avustralya’da uzun yıllar boyunca hemşirelik yapmış. Şu an da hemşireliği bırakmış,  yazarlık,  şarkı sözü yazarlığı ve müzik ile ilgileniyormuş. Hayatının amacı: "İlham kaynağı olacak eserler" yapmakmış. Bundan sonraki hayatını buna adamışa benziyor. Bu kitabını da henüz yeni yazmış. Sandığınız gibi yaşlı birisi değil! Bayanın hayat amacı doğrultusunda size ilham kaynağı olması ümidiyle fotoğrafını bulup, sizin ile paylaşmak istedim.



Bronnie Ware, hemşirelik yaptığı süreç içerisinde evlerinde ölümü bekleyen hastalara hep aynı soruyu sormuş; “En büyük pişmanlığınız nedir?” diye.. Ve daha sonra da bu soruların cevaplarını derlemiş ve en temel 5 noktayı saptayıp kitaplaştırmış. Dâhice!

Bu soruyu okur okumaz nedense yazının devamını okumak istemedim ve bir an kalakaldım! Yani “kendime bu soruyu şimdi sormanın ne sakıncası var?” dedim ve cevapları görmeden kendi listemi çıkardım. Şaşırtıcı bir şekilde ortak noktalar çıkacağını araştırmamdan sonra görecektim. İsterseniz siz de, şimdi, henüz diğer cümleleri okumadan bu soruyu kendinize sorun ve cevaplarınızı bir kâğıda yazın. Bunu yaparken bir an için birazdan öleceğinizi bildiğinizi hayal edin ve 5 madde çıkarın kendinize. Bu maddelerin genel olmasına dikkat edin. Hiçbir şey kaybetmezsiniz. Ben kaybetmedim! Tam tersi yanıtları okuduktan sonra müthiş bir farkındalık anı yaşadım. 


Oxford'da İngilizce eğitimi alırken
yoğun yağan yağmurlu bir gecenin ardından
bir kilisenin bahçesinde sular altında kalan bir mezar taşı
taşın üzerinde 6 yaşında bir kıza ait olduğu yazıyordu!



En büyük pişmanlığınız nedir?

İşte yanıtlar;

1. Keşke başkalarının benden beklediği hayatı sürmek yerine düşlerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı.
2. Keşke bu kadar çok çalışmasaydım.
3. Keşke duygularımı dile getirmeye cesaretim olsaydı.
4. Keşke arkadaşlarımla ilişkimi sürdürseydim.
5. Keşke kendime daha çok mutlu olmak için izin verseydim.

Düşünsenize ölüm döşeğinde şu anda yüzlerce kişi aynı şeyleri düşünüyor! Ne acı bir durum!

Aslında bundan sonra yazmaya çok gerek yok sanırsam. Gerçekten yaşamın bir değeri var ve bizler bu değeri “pişmanlıklarımız” ile “keşke” lere dönüştürmesini çok iyi biliyoruz

Maddeleri biraz derinlemesine baktığımızda genellikle “cesaretsizlik” ten dolayı hayatta yapamadığımız o kadar çok şey oluyor ki; cesaretimiz olmadığı için sevdiğimiz birisi ile konuşamıyoruz ve içimize atıyoruz; cesaretimiz olmadığından dolayı iş yerinde üstlerimiz ile diyalog kuramıyoruz, içimize atıyoruz; ailemize bir fikrimizi anlatamıyoruz, içimize atıyoruz. Adım atamıyoruz hayatta, işimizden ayrılamıyoruz, sevdiğimiz şeyleri erteliyoruz, kendimizi mutsuz sonuçlar doğuracak seçimler yapıyoruz... 

Ne yapıyoruz peki? İçimize atıyoruz.. 

Derinnnn karanlık odalara kapatıyoruz düşüncelerimizi ve unutup geçiyoruz. Ama bilmiyoruz ki bu derinnnnlikler aslında bize en yakın olan noktalarımızdır! Bizi bir gün buluyor ve canımızı acıtıyor. Kendi kendimizin katili oluyoruz. 

Ve tüm bu pişmanlıklar bizim hayatta yaşamamıza engel oluyor, "keşke" lerimiz oluyor.. 

Peki, ne için yaşıyoruz sizce?

ESK






0 yorum:

Yorum Gönder