Bugünlerin en popüler kelime listelerinde ‘kuantum’ yer alıyor. Herkesin ağzında bir ‘kuantum’ dur bir ‘secret’ dır gidiyor. Çoğu kimse anlamını bile bilmiyor. Ağızdan dolma laflar ağzımızda ahkâm kesiyoruz. ‘düşündüm, istedim ama olmadı. Para tuzağı bunlar!’ gibi yorumlara verilen cevaplar genelde şöyle oluyor: “yahu demek ki yeteri kadar istememişsin!” veya “hayrına değilmiş demek ki!” gibi telkinler alıyoruz. Oysaki gerçek farklı.. Nasıl mı?
Öncelikle temel bilgilerden başlayalım. İngilizcede “quantum” olarak yazılan bu kelime “ne kadar” demektir. Latince bir kelimedir. Kuantum Fiziği işin bilim yanıdır. Bunu ayrı bir yazımda yer vereceğim. Sadece Albert Einstein’ın Olasılıklar Kuramına göre söylediği cümleyi dikkatlice ve yavaşça okumanızı rica ediyorum: “İki olay arasındaki etkileşimde ya da bir olayın gelecekteki evriminde hangi sonuçların doğacağını değil, hangi sonuçların daha olası olduğunu kestirebiliriz ama kestirimlerimiz de doğru olmayabilir.”
İşte bu bilimsel kanıtlar eşliğinde olaya bakarsanız kuantum bir düşünce sistemidir. Derin ve yaratıcı boyuttadır. Burada bir takım inanç sistemlerimizin farkına vararak aslında onlarda değiştirme ve yeniden oluşturma yapılır inancı vardır. Bunun en radikal örneğini şöyle verebilirim ama bunun için bir an söyleyeceğim şeyin gerçek olduğuna inanmanız ve bunun içinizde yaratacağı duyguya bakmanız gerekir. Hazırsanız soruyorum: “Aslında bunca yıl senden saklamış olduğumuz gerçeği sana söyleme zamanı geldi. Bunu söylemek zor ama biz senin gerçek annen ve baban değiliz! Biz seni evlat edinmiştik. Bu gerçeği artık bilmenin zamanı geldi. Anne ve babanı da tanıyoruz.”
Bir an bunun gerçek olduğunu düşünsenize. İçinizdeki değişimin gücü sizi dehşete düşürebilir. Bir anda tüm değer yargılarınız, tüm inançlarınız yok olabilir yerine müthiş bir kaygı, boşluk ve kavramsızlık yer alabilir. Muhtemelen bu sözleri idrak ettiğinizde boş boş karşınızdakine bakacaksınızdır. Bu şekilde ne oluyor sizce? Öncelikle sizi şekillendiren tüm inanç sistemleri sekteye uğruyor. Yıllardır inandığınız şeylerin aslında gerçek olmadığını gördüğünüzde müthiş bir değişim ve yenilenme başlıyor. Bu durum kiminde intihar ile sonuçlanıyor, kimin de ise hayata yeniden bakarak!
İşte kuantum da böyle bir şey! Yani bir olaya (olguya) bakış açınızı değiştiğiniz zaman ve bunu içselleştirdiğinizde hayatınız da değişmeye başlıyor. Çünkü kararlarınız değişiyor. Seçimleriniz değişiyor. Bu her türlü konu olabilir. İlişki, para, aile, korkular, kariyer, … Unutmayın her şey düşünceden doğar! Bu kadar basit ama bir o kadar da zor bir konu bu! İnançlarınızı, yargılarınızı, önyargılarınızı, alışkanlıklarınızı değiştirmek için Albert Einstein'ın meşhur sözünü hatırlatmak isterim: "İnsanların önyargılarını değiştirmek atomu parçalamaktan daha zordur." Lakin bu bir yapıldı mı o zaman görün sizdeki değişimin gücünü! İç huzura doğru müthiş bir yolculuk başlar. İnanamayacağınız başarılara imza atmaya başlarsınız. Unutmayın! Olasılıklar dünyasında yaşıyoruz ve herşey mümkün!
Kuantum düşünce sisteminin çeşitli ilkeleri zamanla oluşmuş ve herkes kendi doğrusuna göre ilkeler benimsemiş durumda. Her kuantum kitabında farklı ilkeler görebilirsiniz. Hiçbiri yanlış değil, hiçbiri doğru da değil. Sizce nasılsa öyledir!
Ben de bu konularda ciddi araştırmalar yapıyor ve eğitimler alıyorum. Benim kuantum ile ilgili çalışmalarımın dayanağı "Hz.Mevlana'nın Dünya Görüşü" olduğu için onun bir sözü ile yazıma nokta koymak istiyorum. Işık ve sevgi ile kalın!
Kuantum düşünce sisteminin çeşitli ilkeleri zamanla oluşmuş ve herkes kendi doğrusuna göre ilkeler benimsemiş durumda. Her kuantum kitabında farklı ilkeler görebilirsiniz. Hiçbiri yanlış değil, hiçbiri doğru da değil. Sizce nasılsa öyledir!
Ben de bu konularda ciddi araştırmalar yapıyor ve eğitimler alıyorum. Benim kuantum ile ilgili çalışmalarımın dayanağı "Hz.Mevlana'nın Dünya Görüşü" olduğu için onun bir sözü ile yazıma nokta koymak istiyorum. Işık ve sevgi ile kalın!
"Kendindendir çektiklerin gölgenden değil.
Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin?
Ne ektin de ektiğini biçmedin?
Eylemlerin ruhundan ve bedeninden doğar..
Sonra da çocuğun gibi gelip eteğinden tutar."
Hz. Mevlana
NOT: Bu yazımda çok derin bir açıklama yapıp sizi sıkmak istemedim. Kafanıza takılan soruları sorabilirsiniz. Bu konu hakkında daha çok yazacağım, deneyimlerimi de..
erolserhatk@gmail.com
ESK




yazını Mevlana ile taçlandırarak bitirmen çarpıcı olmuş. tebrikler.
YanıtlaSilHarikasin Erol, pazar sabahi cok iyi geldi :) tuba
YanıtlaSilÇok beğendim. Mevlana ile sonlandırman gerçekten çok iyi olmuş. Okuduğum Kişisel gelişim kitaplarından bende Mevlana ile yakın bağlantı kuruyorum sanki işin temeli aslında tevekkül edebilmek. Bunu düşünceler ile birleştirdiğinde iş çözülüyor. Ama ben halen uygulayamadım o ayrı :)) Nilüfer
YanıtlaSil